• Telefon : 0216 652 27 17
  • Açılış Saati :
  • Adres : Barbaros Mh. Çiçekçi Bostan Sok. No:35 Altunizade / Üsküdar / İstanbul
Uyku Sorunu

UYKU SORUNLARI

Etkin ve ilgili bir dinleme çocuğun anne babası ile olan bağını kuvvetlendirir. Böylece çocuk, kendini ifade edebileceği, kendisini seven insanların gözünde önemli olduğunu anladığı için güven kazanır. Çocuklar sorun çözme yetenekleri üzerinde hayatın birçok alanında çalışma yaparlar. Ona vereceğimiz küçük destekler bile onun öğrenme sürecine ne denli saygı duyduğumuzu göstermeye yetebilir. Çocuğumuzun sorun çözme ve kendini değerli hissetme süreçlerine nasıl yardımcı olabiliriz:
*Yanlış yaptığında o yanlışı vurgulamak yerine ona davranışlarının sonuçlarından ders alma şansı tanıyın. Gelecek sefer daha iyi sonuçlar alması için plan yapmasına yardımcı olun.
*Her gün on dakika hiçbir plan yapmadan çocuğunuzu dinleyin. Çocuğunuz gevezeliğe başladığında bir bahane bulup kaçmayın; göz teması kuracak şekilde oturun ve onu dinleyin. Ne dediğine dikkat edin, onu eleştirmeden, bir şeyler öğretmeye ya da düzeltmeye çalışmadan sadece orada olun. Bizler gibi çocukların da farklı biyolojik zamanları vardır. Kimi sabah erkenden, siz işe yetişmeye ve onu da bir şeylere yetiştirmeye çalışırken soru bombardımanını sürdürür. Kimi de akşam yatağının kenarında biraz daha kalmanız için size yalvarır. Çünkü size o saatte bir şeyler anlatma ihtiyacı duyarlar. Çocuğunuz sizinle bir düşüncesini ya da deneyimini paylaşıyorsa hemen cevap vermeyin. Sözünü kesmeyin veya ne söyleyeceğini tahmin etmeye çalışmayın.
*Hiçbir anne baba çocuğunun elbette her an yanında olamaz. Zamanlama gerçekten uygun değilse dürüst olun ve ona “ben de seninle konuşmayı çok istiyorum, istersen ……’i bitirdikten sonra bu konuyu konuşalım” diyebilirsiniz.Eğer unutursanız size bunu hatırlatmasını isteyebilirsiniz. Baştan savma bir yanıt vermektense bilmiyorum demek daha iyidir. Böylece onunla birlikte yanıtı keşfetmeye başlayabilirsiniz. Sorduğu soruyla ilgili olarak kitap okuyabilirsiniz, bir müzeye gidebilirsiniz, birlikte başkasına danışabilirsiniz.
*Duyduğunuz şeyler hoşunuza gitmediyse ya da sizi kızdırdıysa o duyguyla yanlış bir cevap vermeyip biraz düşünmek istediğinizi söyleyebilirsiniz. “Ben senin yaşındayken” diye başlayan cümleler kurmaktan kaçının. Çünkü çocuğunuz sizinle aynı deneyimi yaşamış olabilir ama aynı duyguyu hissetmek zorunda değildir.
Çocuğunuz kendisini kaygılandıran bir konu ile ilgili size soru soruyorsa “endişelenmene gerek yok” diyerek onun kaygısını yok saymayın ya da bastırmayın. Çocuk olumsuz duyguların da var olabileceğini bilme ihtiyacındadır. Özellikle okul öncesi çocuklarda korkutucu bir gerçeğin zihinsel imgesi ya da fikri bile o gerçeğin kendisinden daha korkutucu olabilir. O nedenle “gerçek hayatta böyle şeyler olmaz” diyerek çocuğunuza yardımcı olamazsınız. Bunun yerine çocuğun sorduğu şeyin gerçekte neyi ifade ettiğini, neyi sormaya çalıştığını çözmeye çalışın. Sizden ne istediğini anlayamadıysanız soru sorun. Seni kucağıma alayım mı? Sana anlatayım mı? Biraz resim yapmak ya da oyuncaklarınla oynamak ister misin? .. gibi.
Çocuk dünyayı keşfederken ve onu anlamaya çalışırken bizlerin dinleyici rolü; oyuncakların ve olayların oluşturduğu iç dünyasıyla dışarıdaki gerçekleri birbirine bağlayacak bir araç olmaktır.
Kısaca birlikte keşfetmeye istekli olun. Bilmiyorum demekten korkmayın. Çocuğunuz istekli olduğunda onunla konuşacak zamanı yaratın. Çocuk istemiyorsa onun iç dünyasına davetsiz bir misafir olarak girmeye çalışmayın. Çocuğunuz istediğinde az ya da çok anlatacaktır.
Kaynak: Small Woder, Jean Grasso Fitzpatrick ,Meraklı Çocuk, Papirüs Yayınları

 

Psikolog Nilay Torbalı Öztürk