• Telefon : 0216 652 27 17
  • Açılış Saati :
  • Adres : Barbaros Mh. Çiçekçi Bostan Sok. No:35 Altunizade / Üsküdar / İstanbul
okul öncesi yeterlilik

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE KENDİNE YETERLİLİK EĞİTİMİ

Anne babaların çocuklarını yetiştirirken en çok önemsedikleri nokta, çocuğun kendi ayakları üzerinde durmasını sağlamaktır. Kendi işini yapabilen, destek beklemeyen, iç denetime sahip bir birey, hem ev yaşantısında hem de toplumsal yaşantıda mutlu ve istikrarlı bir profil çizer. Ancak bu özellik direkt olarak doğuştan getirilen bir beceri değildir. Kişilik farklılıklarının genetik yatkınlıkla ilişkisi inkar edilmese de “sorumluluk duygusu” gerekli imkanlar ve ortam sağlandığında kazanılabilecek bir özelliktir. Bu beceriyi kazandırabilmenin şartlarından bir tanesi çocuğun gelişim özelliklerinin bilinmesidir. Beklentiniz çocuğun gelişimine uygun olmak zorundadır. Aksi halde beklenti baskıya dönüşür.

Okul öncesi dönemde çocuğun kendi başına yapabileceği işlerin başında öz bakım faaliyetleri gelmektedir. Yemek yeme, giyinme, uyuma, eşyalarını toplama konuları çoğu zaman anne baba ve çocuk arasında tartışma ve huzursuzluğa neden olur. Bu konuda yapabileceklerimizi şöyle özetleyebiliriz:

GİYİNME:

Günün hangi saatinde hangi kıyafeti giymenin uygun olacağını anlatmak için hikayeleştirmeyi deneyin. Pijamayla sokağa çıkan çocuk, elbisesiyle uyumayı isteyen kız şeklindeki hikayeler çocuğunuzun durumu kafasında canlandırmasını sağlar ve uygulamaya daha az direnç gösterir. Bunun yanında çocuğun kendi kıyafetlerini seçmesi konusunda destekleyici olun. Dolapta mevsime uygun olan kıyafetler dışında başka kıyafet bulundurmayın. Böylece çocuğunuz kış ortasında kısa kollu bir t-shirt seçmek durumunda olmayacaktır. Uygunluk dışında renk seçimi v.s.. gibi detaylarda çocuğu eleştirmeyin. Uygun giyinmeyi ancak deneyerek öğrenebilir. Sık yapılan eleştiriler olumsuz davranışı pekiştirir. Olumsuzu görmezden gelmeye çalışın, olumluyu dikkate alın.

YEMEK YEME:

Öncelikle çocuğunuzun yemek tabağındaki yiyeceklerden gözünün korkmaması için porsiyonlarınızı yaşa uygun olarak ayarlayın. Çok yemek yemek iyi beslenmek değildir, unutmayın.

Eğer yemeğe direnç gösteriyorsa tabağına kendisinin yemek almasına izin verin. Fırsat buldukça yemeği çocuğunuzla birlikte hazırlayın. Kendi elleriyle hazırladıkları bir yemeği daha büyük bir iştahla yiyeceklerdir.

Sofra düzeninden vazgeçmeyin. Mümkün oluyorsa tüm aile bireylerinin aynı zamanda yemek yemesini sağlayın. Bu fırsata sahip değilseniz, çocuğunuzun en azından masa başında ve kendi kendine yemesine ortam hazırlayın. Sırf yemeği bitirsin diye televizyon, bilgisayar, cep telefonu v.b… araçlardan destek almayın. Çocuğunuz yemek yediğinin farkında olsun.

Masada saatlerce kalmasına izin vermeyin. Eğer siz yemeğinizi bitirdikten sonra uzun süre masada kalma eğilimi gösteriyorsa önce uyarın. Eğer yememeye devam ediyorsa sofrayı toplayın ve herhangi bir ara öğün vermeyin. Bunu bir ceza gibi algılamasına neden olmayın. Yemek yemedin, o zaman aç kal gibi bir ifade kullanmayın. Yemek saatimiz bittiği için sofrayı toplamak zorundayız. Eminim yarın akşam seninle aynı anda masadan kalkabiliriz diyerek yüreklendirin. Ama süt, çikolata v.b… şeylerle ara öğün oluşturmayın. Kendi başına yiyemediği yemeklerde küçük destekler verebilirsiniz. Ancak kendi yemeğini kendisinin yemesi gerektiğine dair bir bilinç oluşturmak en önde gelen kuraldır. Okulda kendi başına yemek yiyen bir çocuğun evde kendisinin yememesi, kendini buna zorunlu hissetmemesi ile ilgilidir.

UYKU:

Çocuğunuz gece uykularında sıklıkla uyanıp sizi istiyorsa kesinlikle yanınıza almayın. Sorun her ne ise o sorunu çocuğunuzun odasında çözmeye çalışın. Eğer sağlıkla ilgili bir sıkıntısı yoksa sevgi gereksinimi ortaya çıkmış olabilir. Bu ihtiyacı da gündüz onunla daha sık birlikte olarak giderebilirsiniz. Eşler bir seyahate gittiğinde ya da çocuğunuz hastalandığında onu yanınıza almayın. Bu durum hoşuna gideceği için tekrarını isteyecektir. Çocuğun üzülmemesi için bu isteğe onay vermek çocuğun gelişimini olumsuz etkiler. Cinsel kimlik kazanımı ve kendine güven duygusunun gelişimi için çocuğun kendi yatağında yatması önemlidir. Yatarken belli bir ritüel benimsemek ve bunu devam ettirmek gerekebilir. El yüz yıkama, diş fırçalama, kitap okuma ve uykuya geçiş gibi… Diş fırçalama ve pijama giyme konusunda çok oyalanıyorsa o akşam kitap okumayabilirsiniz. Kitap için ayırdığınız zamanı giyinme ve diş fırçalama işlerinde harcadığı için kitaba zaman kalmadı diyebilirsiniz. Bu bir ceza değil, davranışın sonucuna katlanmadır.

Unutmayalım. Bütün çocuklar kuralları öğrenebilir. Kurallar onların hayatlarını kısıtlamak için değil, kendilerini güvende hissetmeleri ve belli sorumlulukları elde etmeleri için konulur. Koyduğunuz kurallara siz inanır ve tutarlı olursanız sonuçların ne kadar olumlu olacağını da görebilirsiniz. Amacımız çocuklarımızı hiç üzmemek, ağlatmamak olmamalıdır. Hatta bazen dış dünyada uğrayacakları hayal kırıklıklarına direnebilmeleri için, ilk hayal kırıklıklarını anne ve babaları ile yaşamaları olumlu olabilir.

Esenlik dileklerimle…

Psikolog Nilay Torbalı ÖZTÜRK