• Telefon : 0216 652 27 17
  • Açılış Saati :
  • Adres : Barbaros Mh. Çiçekçi Bostan Sok. No:35 Altunizade / Üsküdar / İstanbul
Cinsel Eğitim

ÇOCUKLARDA CİNSEL GELİŞİM

Cinsellik ne zaman başlar?
Bebeğin ilk cinsel duyguları, doğumdan sonra ortaya çıkmaya başlar. Bu dönemdeki yıkanma ve altının değiştirilmesi, bebeğin cinsel duygularının ortaya çıkmasına etki eder. Bebek bezinin genital bölgeyi uyarması da bebeğin hoşuna gider. Yaşamın ilk yılında haz alınan bölge ağırlıklı olarak ağız bölgesidir. Bu nedenle bebek her bulduğunu ağzına götürmeye çalışır. Meme emerek rahatlar ve bundan haz alır. İkinci yılda, çocuk altının temizlenmesi ya da yıkanma nedeniyle cinsel organlarının farkına varmaya başlar. Bu dönemde kendi bedenine ve cinsel bölgeye dokunulmasından haz aldığı görülür.

 

Ne zaman cinsiyetlerin farkına varır?
Çocuk 2 yaşından itibaren kız ve erkek cinsiyetlerini ayırt etmeye başlar. Cinsiyetler arasındaki farklılıkları fark eder. Yaklaşık 2.5 yaş civarında ise kendi cinsiyetinin de farkına varır. Kendi cinsel rolüne ilişkin davranışlar oluşmaya başlar. Oyunları ve oyuncakları bu doğrultuda seçer. Örneğin kız çocukları daha çok bebekler, mutfak malzemeleri (tabak, kaşık, çatal vb) gibi oyuncakları tercih ederler. Erkek çocuklar ise araba ve silahlara meraklıdır. Doğum ve cinselliğe yönelik sorular sormaya başlar.

2–3 yaş:

  • Tuvalet eğitimi ile birlikte çocuk cinsel organının daha fazla farkına varır.
  • Kendi cinsiyetinden emindir ancak bunun kalıcı olup olmadığını bilmez.
  • Diğer çocuklara, kız veya oğlan oluşlarına, yani cinsel kimliğine göre farklı davranmaya ve onların davranışını kabul etmeye başlar.
  • Cinsel organlar ve bedensel fonksiyonlar için kelimeler öğrenir. Bu dönemde çocuğa cinsel organların doğru terimlerle tanıtılması gerekir. İdeal olanı tıbbi terimlerin (vajina ve penis) öğretilmesidir. Anne-baba ve bakıcıların, cinsel organlara lakaplar takması, mastürbasyona karşı olumsuz tavır takınması doğru değildir. Bedensel temas, öpülüp sevilmeye duyulan ihtiyaç devam eder.

3–4 yaş:

  • Bebeklerin nereden ve nasıl geldiklerine dair sorular sormaya başlar. Üreme, bu yaştaki çocukların anlaması için çok karmaşık bir süreçtir. Bu nedenle bebeklerin nasıl olduğuna dair bilgiler defalarca tekrarlanmalıdır.  Akranları ve oyuncaklar aracılığı ile cinselliği anlamaya çalışır. “Doktorculuk” ve “Evcilik” oynayarak kadın ve erkek vücutları arasındaki farklılıkları öğrenmek için çabalar.
  • Başkalarının tuvalette ne yaptığını merak eder. Yetişkinlerin argo konuşmalarını taklit eder.
  • Hangi davranışların sosyal olarak kabul edilebilir olduğunu anlamaya başlar. Toplum içinde ve özel mekânlarda nasıl davranılması gerektiğini kavrar.
  • Özellikle erkek çocuklarda cinsel bölge duyumu artmıştır ve çoğunlukla da üzgün olduklarında cinsel organlarını tutarlar.

5–6 yaş:

  • Bebeklerin nasıl oluştuklarından ziyade nasıl doğduklarıyla ilgilidir. Arkadaşlarından cinsellikle ilgili doğru olmayan bilgiler edinebilir. Böyle bir durumda, anne-babanın çocukları ile cinselliği açıkça tartışıp konuşması ve doğru bilgiler vermesi uygundur.
  • Giyinirken veya banyoda yanlarında kimsenin bulunmasını istemez.
  • Cinsiyetler arası farklılıklara karşı daha duyarlı olmaya başlar. Kendi cinsiyetinden çocuklarla arkadaş olma eğilimi gösterir. Kadın/erkek rollerine olan ilgi giderek artar.
  • Cinsel oyunlara ve mastürbasyona devam eder.
  • Açık-saçık, müstehcen kelimeler kullanmaya başlar.
  • Daha az olmakla birlikte, bedensel temasa ihtiyaç duyar.
  • Vücuduna sahip çıkmayı ve kendisine uygunsuz biçimde dokunulduğunda “hayır” demeyi bilir.

Anne babaların çocuk eğitiminde en çok zorlandığı konuların başında cinsiyet eğitimi geliyor. Bunun iki sebebi var: Birincisi, konuya yetişkin gözüyle yaklaşma. İkincisi, cinsiyet eğitimini üreme bilgisinden ibaret olduğu yanılgısı.

Çocuğa herhangi bir konuda açıklama yapılırken, küçük çocukların algılayışları, anlayışları ve dünya deneyimlerinin yetişkinlerden farklı olduğu unutulmamalıdır. Çocuklar genellikle soyut kavramları anlamakta güçlük çekerler. Örneğin, bir bebeğin annenin karnında büyüdüğü anlatıldığında, bebeğin annenin midesinde yiyeceklerle karışık olduğunu düşünebilirler. Çocuklar genellikle ilk yıllarda, cinselliğin üreme yönünü merak eder ve bunlarla ilgili sorular sorarlar. Cevaplarınız çocuğunuzun seviyesine göre kısa ve anlaşılır olmalıdır.

Çocuğunuzun gerçekten neyi sormak istediğini anlamak, verilecek bilginin ne olacağına karar vermeyi kolaylaştırır.

Çocukların çok küçük yaşlarda, “Ben nasıl dünyaya geldim?” ya da “O niye kız?”, “Ben niye erkeğim?” gibi sorular sorar. Bu soruları yanıtlarken resimler göstermek işi çok kolaylaştırır. Ancak, çocuklar 8 yaşına gelene kadar ayrıntılı açıklamalar yapmak doğru olmaz. İlk sorular genellikle kendi bedeni, annenin bedeni ya da bir kardeşin dünyaya gelişi ile ilgilidir. 2-3 yaşlarında cinsiyet farkıyla ilgili sorular, 3-4 yaşlarında doğumla ilgili sorular başlar. Cinsel ilgiler bazen 7-8 yaşları ile buluğ arasında diner. Cinsel olgunlaşmayla beraber, fiziksel işaretlerin belirmesi ve genital bezlerin üretime başlamaları ile yeniden canlanır.

Çocuğun cinsel içerikli sorularının temelinde cinsel duygular değil, onun üremeye, yani bebeklerin nasıl dünyaya geldiklerine dair merakları yatar. Çocuğun cinsellikle ilgili merakı uzaya, gezegenlere ya da hayvanların yaşayışlarına olan meraklarından farklı değildir.

Cinsel eğitim konusunda anne babaların en sık sorduğu sorulardan biri de, çocuğu anne ve babadan hangisinin aydınlatacağıdır. Bu sorunun cevabı, “Çocuk kime soruyorsa, o” dur. Çocuğunuz sözü geçen yaşta olmasına rağmen cinsellikle ilgili sorular sormayabilir, veya çocuğunuz altı yaşında olduğu halde bu soruları sormaya yeni başlayabilir. Her çocuğun gelişim hızının birbirinden farklı olduğu unutulmamalıdır. Aileler de birbirinden farklıdır. Bu nedenle, çocuğunuzun soru sormamasının nedeni, böyle bir rahatlığı hissetmiyor olması ya da daha önce engellenmiş olması olabilir. Böyle bir durumda çocuk merakını arkadaşları ile oynarken gidermek isteyebilir. Aileler bu durumun farkında olduklarını çocuklarına hissettirebilir ve bu durumu çocuğu bilgilendirmek için bir fırsat olarak değerlendirebilirler.

En basit şekliyle “Ben nasıl dünyaya geldim?”
Bebek olması istendiği zaman annedeki yumurtalar ile babadaki tohumlar (sperm) birleşir. Bu yumurtalar çok küçüktür. Annenin içinde ve adına rahim dediğimiz yerde büyümeye başlarlar. Bu uzun sürer. Bebek orada büyürken güvendedir. Sonra zamanı geldiğinde ve bebeğin büyümesi bittiğinde doktorların yardımı ile bebek vajinadan çıkar.

Çocuk mastürbasyonu nedir? Ne zaman başlar, en sık ne zaman görülür?

Mastürbasyon; çocuğun cinsel bölgesini zevk ya da rahatlama amacıyla uyarmasıdır. En erken olarak 17-18 ayda ortaya çıkar. Ancak özellikle 3-6 yaşlar arasında daha sıklıkla görülür. Mastürbasyon çocuklarda çok erken fark edilir. Çünkü çocuk henüz bu durumu yasak, yanlış ya da yapılmaması gereken bir faaliyet olarak öğrenmediği için, başkalarının yanında da çekinmeden yapabilir.

Bu duruma ailelerin ilk tepkisi genellikle şaşkınlıktır. Aile, sosyoekonomik ve kültürel yapısına göre tepkide bulunur. Bazı aileler bu durumu çok büyük bir ahlaksızlık olarak yorumlar. Bazıları da bunun; çocuğun kendisini tanımak için bir yöntem olabileceği düşüncesiyle tepki göstermez.

Aileler neler yapabilir?
Mastürbasyonu yasaklamak yerine, mastürbasyonun özel bir ortamda yapılabileceği, herkesin yanında yapılmaması gerektiği söylenebilir. Bu durumda davranışı eleştirmemiş ve bir yer göstermiş olursunuz. Dikkatini dağıtmayı deneyin, eğer başkalarının yanında veya uygun olmayan bir durumda yapıyorsa, başka bir şeye ilgisini çekmeye çalışın. Eğer engel olamayacağınızı düşünüyorsanız, sorunu görmezlikten gelmeye çalışın. Çocuğunuzu korkutmayın. Mastürbasyon nedeniyle ileride sorunlar yaşayacağını söylemek, cezalandırmak, ciddi duygusal sorunlara neden olabilir. Bu sözler, çocukların hayal gücü ile birleşerek yanlış yorumlara yol açar.

Çocuğunuza vakit ayırın, onunla ilgilenin. Mastürbasyonun sıklaştığı dönemlerde çocuğunuzla biraz daha fazla ilgilenmeye çalışın. Oyunlarda bedensel temasa önem verin. Ancak, çocuğun genital organları konusundaki ilgisi abartılıysa ya da çocuk sık sık genital organlarına dokunuyorsa, bu durum çocuğun yaşamında stresin belirtisi olarak kabul edilebilir. Eğer böyle bir durumla karşı karşıya olduğunuzu düşünüyorsanız, çocuğunuzu endişelendiren bir durum olup olmadığını araştırabilirsiniz. Böyle bir durumda çocuğun yaşamında baskıya neden olabilecek konuların, beslenme, tuvalet eğitimi ya da başka konularda eğitim verirken sergilediğiniz tutumun incelenmesi ve gerekli değişikliklerin yapılması, çocuğunuza yardımcı olabilecektir.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER:

En tuhaf soruyu sorsa bile, sakin olun. Çocuğunuzu yargılamayın ve uygun cevabı vermeye çalışın. Sorgular ve yargılarsanız, bir daha size soru sormaya çekinecektir.

Bir annenin yeni doğan bebeğin altını temizlerken hoşnutsuzluk göstermesi, yüzünü ekşitmesi, daha ilk günden itibaren çocuğa cinsel bölgenin tiksindirici bir şey olduğunu telkin etmektedir. Bebek, vücudunu tanımak için ayaklarına, başına, kulaklarına dokunduğu gibi; cinsel organına da dokunur. Bunun tuhaf hiçbir yanı yoktur. Eğer bebek cinsel organına dokunduğu sırada anne bebeğin eline vurur veya elini tutup zorla cinsel bölgeden uzaklaştırırsa, yine olumsuz kanaatler edinmesine sebep olacaktır. Çok kere çocukların cinsel organlarıyla oynadığını gören anne ve babaların sert tepki gösterdiğini, “Çek elini oradan, ne kadar ayıp!” dediğini görmüşsünüzdür.

Aileler, cinsiyet eğitiminde en büyük yanlışlığı, çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırmaya çalışırken yaparlar. Normal olarak bir çocuk, fiziksel ve sinirsel gelişimine paralel olarak, tuvalet kontrolünü gündüzleri 2-3 yaşlarında, geceleri 4-5 yaşlarında kazanabilir. Bundan önce yapılacak zorlamalar çocuğu güç durumda bırakır. “Yine mi altına kaçırdın, pis çocuk! Bir daha çisini haber vermez, altına kaçırırsan pipini yakarım!” gibi suçlayıcı, küçük düşürücü sözler çocuğun cinsel ve boşaltım organlarından nefret etmesine, aşağılık duygusuna kapılmasına, vücudundan utanmasına sebep olacaktır. Bu da, ilerleyen yaşlarda değişik cinsel sorunlara zemin hazırlayabilir.

Çocuğunuz soru sorduğunda cevap verin. “Büyüdüğünde sana söylerim” veya “Sen nereden duyuyorsun böyle şeyleri?” diyerek onu engellemeyin. Çocuğunuz bir daha soru sormayabilir ve güvenilir olmayan kaynaklardan yanlış şeyler öğrenebilir. Çocuğunuza soru sorması nedeniyle memnun olduğunuzu belli edin ve “Bu soruyu bana sorduğun için teşekkür ederim.” diyerek onu ödüllendirin.

Çocuğunuz insanlar hakkında öğrenmek isterken hayvanları örnek olarak vermeyin. Bu kafa karıştırıcı, baştan savmacı bir tutumdur.

Çok fazla bilgi veriyor olmaktan korkmayın. Hazır olmadığı bilgileri eleyip unutacaktır. Çok uzun, karmaşık cevap bir daha soru sorma konusunda hevesini kıracaktır. Bundan kaçının. Çocuğunuza, hazır olduğunu düşündüğünüz seviyenin biraz üstünde bilgiler verin. Böylece hem tahmin ettiğinizin üzerinde anlama olasılığını göz önünde tutmuş, hem de gelecekteki soruları için yol açmış olursunuz. Fakat konuştuğunuzun bir çocuk olduğunu da unutmayın ve aşırı kitabi bilgiler vermekten kaçının.

Benzetmeler kullanırken dikkatli olun. Çocuklarda soyut düşünme henüz gelişmediğinden “Anne karnında bir tohumun büyümesi” kavramını gözlerinde annenin içinde bir ağaç büyüdüğü şeklinde canlandırabilirler.

Dört yaşına gelen çocuğunuzun sırf istiyor diye göğüslerinize dokunmasına izin vermeniz, onu terslemeniz kadar yanlıştır. Bu, genelde anne babaların da hoşuna giden, dudaktan öpüşme durumu için de böyledir. Annelerle, çocukların sevgilerini başka türlü gösterdiği konusunda açıklama yapabilirsiniz.

İstenmeyen dokunmalar konusunda uyarın. Bu konuya aşırı vurgu yapmak, çocuğun iyi niyetli sarılmaları yanlış anlamasına yol açabilir. Çok hassas bir denge tutturarak, birinin dokunuşları onu rahatsız ediyorsa buna izin vermemesi gerektiğini ve böyle bir durumda anne ve babaya haber vermesi gerektiğini söyleyebilirsiniz.

Çocuğunuza, insanların özel zamanlara ihtiyaç duyduğunu anlatın. Sizin odanıza girerken kapıyı vurmasını öğretin ve siz de onun odasına girerken kapıyı vurun.

Çocuklar sınırları bilmeye ihtiyaç duyar. Nerede çıplak, nerede giyinik olabileceklerini anlatın.

Anne babaların, çocuğun merakını gidermek adına, cinsel yaşamları hakkında çocuğa bilgi vermeleri sakıncalıdır. Cinsel yaşamın özel bir konu olduğu ve başkaları ile paylaşılamayacağı ifade edilmelidir. Çocuğun anne baba ile aynı odada yatması, anne babanın evde çıplak dolaşmaları, çocuğun merakını daha fazla arttıracaktır. Bu nedenle, doğduğu günden itibaren çocuğun yatağı ve uygun olan en kısa sürede de odası ayrılmalıdır.

Çocuk söyleyebildikten sonra pipi, kuku gibi anlamsız kelimelere gerek yoktur. Üç yaşından sonra çocuklar cinsel organlarını “vajina” ve “penis” olarak tanımalıdır.

Yaptığı bazı şeylere cinsel anlamlar yükleyip abartmayın. Annesinin göğsüne dokunan ya da arkadaşına sarılan bir çocuğa, “Bak çapkına neler yapıyor?” demek ya da benzer abartılı davranışlar sergilemek çocuğu rahatsız eder.

Uzm.  Klinik Psikolog Selin Aktaş